27 Ekim 2015 Salı

Bazı Şeylere Ulaşmanın Kısa Yolu Yoktur…


Dün bir danışanım, Human Design analizi için indirim kampanyası reklamını görmüş ve bana bilgisayar ekranının resmini çekip göndermişti. Bu analizi yapan kimdir, eğitimi nedir hiçbir fikrim yok; araştırmak gibi bir niyetim de yok ama çok iyi niyetli olmadığı kesin… Bazı şeyler vardır, ne indirim yapılır ne de kampanyası olur… 

Human Design Sistemi tamamen kişinin istekli ve hazır olması ile çalışabilecek bir bilgidir. Analizle kişinin eline kendi kullanım kılavuzu verilir. Makineyi kullanmak için ilk önce onu açmaya hazır olmak; yani çalıştırmak için önce düğmesine basmak gerekir. Bu demektir ki önce istek olacak, sonra bunun için zaman ve para harcayabilecek kadar motive olmak gerekir… kullanım kılavuzu ancak o zaman işe yarar... Siz hiç istemeden hayatını dönüştüren birisini gördünüz mü? Çok büyük hastalıklar, aile faciaları ya da iflas gibi büyük sorunlar yaşayıp, hayatını değiştirenlerin de artık değişimi istedikleri için bunu başardıklarını fark edebiliyor musunuz? Kimisi ise intiharı seçiyor ya da sürünmeye devam ediyor… aradaki fark istemekte, hazır olmakta ve gerekliliklerini yapmakta…

Ben bu işe ilk giriştiğimde tanıtımı nasıl yaparım diye düşündüğüm zamanlarda çok ilginç öneriler geldi. Hepsi de sistemin çalışmasına "bence" aykırı ve işe yaramayacak şeylerdi fakat genel kabule çok uygundular. Çocuklarla ve özellikle onların bozulmadan büyümeleri için çalışmayı çok istiyorum. ilk öneri çocuk doktorları ya da yeni doğum yapanlara bir şekilde ulaşmam ya da kreşlere reklam vermem şeklindeydi… Anne-babalar çocuklarını tanıyacaklar, özel yeteneklerini öğreneceklerdi. Sorun şu ki ebeveynin bunları biliyor olmasının bir anlamı yok. Çünkü çocuğun kendisi olarak nasıl yetiştirilmesi gerektiğini anlatıyoruz;  ebeveyn kendisi için bunu yapamazken, kendisi zihni ile yaşarken bunu çocuğuna ne derece uygulatabilir, illaki devam ettiremezler ve çocuğu yine standart bilgilerle büyütmeye başlarlar. Önce ebeveynin bu bilince ulaşmış olması gerekir… Bu yolla belki para kazanabilirdim ama amaç çocukların kendileri olarak yaşamasıyken ne anlamı var bunu yapmanın… Amaç insanlara farklı alternatif olduğunu göstermek, hayatın yaşadıkları olmadığını anlatmak ve gerçekten her şeyin değişebileceğini söylemekken, neden ben kendi yolumdan sapayım ve genel kanıya uygun davranayım…

Bu reklamı görmek çok güzel bir zamanlamayla oldu.  Sistemin herkese uygun olmadığını, bunun her yiğidin harcı olmadığını çünkü gerçekten istemek gerektiğini söylemek istiyordum… Kendinizi tanıyın diyoruz, özlü sözler söylüyoruz ama kendini tanımak sadece iki saat analizde söylenenler değil ya da 10 sayfa, kalıp halinde, yazılanlar değil.  İnsanoğlu kendini hayatının ilk yılında öyle bir hale getiriyor ki kendi öz halinden o kadar farklı bir şekle giriyor ki anlatmak yetmiyor… söylenenler, okunanlar bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor. Bunu yaşayarak görmesi ve kendine olan yolculuğun derinleşmesi gerekiyor… analiz sonrası süreç 7 yıl… bunun üzerinde çalışıldığında o da….

Kalıplar tek bir darbeyle yıkılmıyor, sürekli üstüne düşmek gerekiyor. O duvarlara çarpıp çarpıp zayıflatıp öyle yıkabiliyorsunuz… “Yedi yılı söyleme insanlar bundan korkar” dediler…. ve evet korktular… ben bunu bilerek söylüyorum çünkü bu olaya bakılan ciddiyeti gösteriyor… bunu göze almak gerekiyor. Bazı şeylere ulaşmanın kısa yolu yoktur…

Dünyada bu sistemin ilk eğitimlerini alanlar, şu an en tecrübeli olanlar, büyük çoğunluğu uzun yıllar Hindistan’da yaşamış, Osho ile çalışmış, her türlü enerjiyi denemişler, yoga vs her şeyle ilgilenmiş ama gerçek anlamda bir adım ilerleyememişler. Daha sonra Human Design ile kendi üzerilerinde 7 yıl çalıştıktan sonra artık hayatlarını gerçek anlamda değiştirmişler. Hikayelerini okuduk, dinledik…

Aslında bakarsanız hayatını gerçek anlamda değiştirmek için çok da alternatif yok; sadece sakinleştirici ve biraz yatıştırıcı yöntemler var ya da ancak destek olabilecek şeyler var… zihni yenmekten başka hiçbir şeyin anlamı yok… 

Ben artık 7. yılımdayım, ince ayarlarım kaldı diyebilirim… Ben mi? Bir manifestör olarak huzurun doruklarındayım diyebilirim… öyle zengin değilim, hatta idealist olduğumdan öyle çokta param yok ama çok mutluyum çünkü istediğim şekilde hareket ediyorum… farklılıklarımı çok seviyorum ve yaşıyorum da… genel klişelerle pek işim yok… kendime olan güvenimin bütün hayatımdaki en tepe noktasında… kendini sevmenin ne demek olduğunu çok iyi anladım ve ben gerçekten kendimi seviyorum… aslında bunu ayrı bir yazıda anlatmak çok daha iyi olacak…

İstemeden hiçbir şey olmuyor ve istediğiniz şey için çalışmadan da hiçbir şey olmuyor. Niyetinizde samimi olduğunuzun işaretidir çalışmak,  geri kalan her şey sadece bahanedir….